SON DAKİKA

Haberler

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

14 Mart 2021 - 19:15 'de eklendi ve 1.193 kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

YENİ EVLİ YALNIZ GELİNİN HİKAYESİ…

Lütfen, söz veriyorum çok çok kalmayacağım.” ”Hayır dedim.” ”Bir açıklama yap lütfen namacıyla müsaade etmiyorsun.” ”Biliyorsun ki ailenin oturduğu ev ve parasal imkânları çok kısıtlı, senin sorun çekmeni istemiyorum.” ”Mutluluğun bir fiyatı mı var?” ‘Hayır dedim. Annenle baban memnunlar hallerinden. Sende benimle mutlu olmaya çalışsan iyi edersin bundan sonra!” ”Ben seninle mutluyum, sadece…” ”Yeter bundan sonra uzatma!” ‘Evde çok sıkılıyorum. Senin bitmek bilmeyen toplantıların ve dünya kaygıların… Bense evde tek başıma… Çocuğumuzun olmayışı hepten yıkıyor beni. Sen aklını bir şeylerle meşgul eder iken ben evde olmayan çocuğumuzla yaşıyorum.” ”…”Küçük münakaşa’nın sonrasında uyumuşlardı. Ertesi akşam adam elinde büyükçe bir kutuyla geldi işten. Eşinin meraklı bakışları içersinde kutuyu açtı. Kocaman bir akvaryumdu bu. İçinde biraz su ve 4 balık. Kadının gözleri sevinçle parladı, eşinin yanağına kırgın bir öpücük kondurdu.Akvaryumun beraberinde verdiği süslerle akvaryum güzelce süslendi. Yeterince su dolduruldu ve salonun en güzel yerinde büyükçe bir yer verildi 4 yeni misafire. Artık eşi evde olmadığı günlerde balıklarla ilgileniyor, sularını değiştiriyor, onlarla konuşuyor hem de eş güdümlü müzik dinliyorlardı. Kadın dört balığını da çok seviyordu ancak bir tanesi vardı ki onun yeri bambaşkaydı. Bembeyaz ve en az bedeni kadar büyük kuyruğuyla tıpkı gelinlik bir kız gibiydi. O gece eşi geldiği vakit ondan ufak bir akvaryum almasını istedi. Adam eşinin mutluluğundan o kadar memnundu ki namacıyla diye bile sormak istemedi. Ertesi gün adam elinde başka akvaryumdan daha ufak bir akvaryumla geldi. Kadın başka balıkları bu akvaryuma koydu. En çok sevdiği lepistes balığı bundan sonra koca akvaryumunun içersinde, süs ağacı süs taşları ve ışıklandırmasıyla özgürce yüzüyordu.Diğer balıklara bir isim koymamıştı ama en sevdiği balığına ‘gelin’ adını vermişti. Zaman vakit eline alır, bir öpücük vakti kadar suyundan çıkarır sonra yine suyuna bırakırdı yavaşça. Aradan bir hafta geçmişti. Her vakit ki gibi orta boy akvaryumdaki balıkların yemini verdi önce. Geliniyle daha uzun ilgilenmek amacıyla ona yemini başkalarından birkaç saniye geç verirdi hep. Ama bu gecikmeyi ona güzel şarkılar ifade ederek telafi ederdi. Günler Bu sayede geçerken bayan ailesinin özlemini bir nebze bastırır olmuştu balıklarıyla, özelliklede geliniyle. Düğün alayının beraberinden süzülür gibi yüzerken onu izlemek nasıl bir sevinç sebebiydi. Her sabah eşine kahvaltıda bunu anlatıyordu. Bir gün bayan evinin temizliğini bitirmiş ve balıklarının yanına gelmişti. Önce 3 balığına yemlerini verdi ufalayarak daha sonra gelinin akvaryumuna yaklaştı. Ancak gelin suyun altlarına doğru inmiş, verdiği yeme hiçbir tesir göstermeden ağır aksak yüzüyordu, sevdiğiyle evlenememiş bir kız gibi. Kadın endişeyle suyunu değiştirdi balığının, eline aldı öptü usulca, güzel sözler söyledi. Hatta dua etti. Ancak ufak gelin halsizce gözüküyor yavaşça ağzını açıp kapatıyordu. Diğer balıklarına baktı bayan, ilk gün ki gibi neşeyle koşuyorlardı yemlerine. Günler bu tür geçerken bayanın tek üzüntüsü geliniydi bundan sonra.Neden dedi kendi kendine. En güzel akvaryum en çok ilgi onaydı. Aradan 3 gün geçmişti. O sabah uyandığında anında balıklarının yanına koştu bayan. Gelini yan bir şekilde kıpırtısız gözüküyordu suda. Akvaryumu salladı ama gelinin kuyruğu hafifçe dalgalandı sadece. Akvaryumun amacıylae soktu elini. Gelini avucunun ortasında hareket etmeyen gözüküyordu. Kuyruğunu öptü gözyaşlarını silerken… Adam akşam eve geldiği vakit eşini gözleri şişmiş durumda koltuğa çaresizce oturmuş vaziyette buldu, yanı başında gelini. Bir önceki gece kocasının getirdiği gülün yapraklarından yatak yapmış gelinini üstüne yatırmıştı. Adam eşine yaklaştı. Önce eşinin kirpiklerindeki ıslaklığı öptü daha sonra birkaç ismim attı ve akvaryumların yanına geldi. Önce o büyük o güzel ve bundan sonra o boş akvaryuma baktı. Sonra daha ufak akvaryumun içersinde neşeyle yüzen başka üç balığa. Kadın ayağa kalktı büyük akvaryumu bin bir güçlükle kapının önüne bıraktı. Eşi çaresizce izliyordu sadece. Daha sonra üç mutlu balığın akvaryumundaki tüm süsleri çıkarıp attı. ”Balıklar süsten anlamıyor” dedi kendi kendine. Kadın hırsla karışık bir kırgınlık içersinde bitirdi akvaryumlarla olan işini. Ağır ismimlarla kocasının yanına yaklaştı. Kocasına baktı, sevgili ve küskün gözlerle. Artık biliyordu kocasının onu ne çok sevdiğini.Adam eşinin ellerini ellerinin arasına alırken titrek dudaklarıyla fısıldadı eşinin kulağına; ”Hadi hazırlan annenlere gidiyoruz. Evdeki çok ve pahalı eşyaları da al yanına.””Annemlere mi götüreceğiz?””HAYIR. GİDERKEN ÇÖPE ATACAĞIZ…”

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA