SON DAKİKA

Haberler

Karanlık DNA DNA’daki Genler Nasıl Eksik Olabilir İşte size detayları

Bu haber 03 Eylül 2021 - 17:26 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.
Karanlık DNA DNA’daki Genler Nasıl Eksik Olabilir İşte size detayları

Karanlık DNA DNA’daki Genler Nasıl Eksik Olabilir İşte size detayları

Daha evvelce “karanlık madde” ile alakalı bir şey duymuş muydunuz? Şüphesiz, fazlasınuz duymuşsunuzdur. Karanlık madde; evrenin dörtte birinden fazlasınu oluşturan, evrende bulunduğunu herkezin bildiği fakat şimdilik teşhis edemediğimiz maddelerdir. Karanlık madde gibi, kalıtsal materyalimizde de karanlık bölgeler bulunur. Biyolog Adam Hargreaves, kum fareleri (Psammomys obesus) ile yaptığı çalışmasında, karanlık DNA hususunu işliyor. Şişman kum fareleri, değişik davranışlar sergileyen hayvanlardır. İnlerde ya da oyuklarda yaşarlar, çok çok yaprak yerler ve su içmezler.

Bu hayvanlar ile alakalı olan en acayip şey ise, DNA’larının bir kısmının eksik olmasıdır. Bu farelerle oluşturulan çalışmada da, karanlık DNA’yı bildirime çalışıyorlar. Karanlık DNA hususu gün yüzüne çıkmaya başladıktan sonra, fazlası bilim insanının odak noktası ve merakı oldu. Bu mevzu, biyoloji dünyası içerisinde bilmediğimiz ve keşfedilmeyi bekleyen fazlası şeyin bulunduğunu, bize yine gösterdi. Karanlık DNA ile beraber, kalıtsal ve evrim ile alakalı fazlası soru da yanında geldi. Örneğin; evrimi destekleyen şey, karanlık DNA olabilir mi?

Kum faresi

Kum fareleri çölde yaşarlar ve bilim insanları onları laboratuvara aldıklarında, değişik bir grup hadiseler gözlediler. Laboratuvar içerisinde “normal” bir diyet alan kum farelerinde, obezite ve tip 2 diyabetle karşılaştılar. Bu sonuç, 1960 senelerinde meydana çıktı ve diyabet ile alakalı fazlası çalışmada kullanıldı. Fakat, kum farelerinin, namacıyla bu hastalığa bu kadar duyarlı oldukları hususu gizemini korumaya devam etti. Bu duyarlılığa sebep olan genin Pdx1 geni bulunduğu teşhis edildi. Pdx1 geni, Pdx1 proteinini kodlamakla beraber fazlası vazifeye de sahip. Örneğin; pankreas gelişiminde vazife alıyor ve insülin geninin aktif ya da pasif olarak değişimini sağlıyor.

Bu gen, tüm omurgalı hayvanlarda teşhis edilen bir gendir.

Fakat, kum farelerinin normal bir pankreasa sahip olmasına ve insülin salgılayabilmelerine karşın; bilim insanlarının gerçekleştirdikleri kalıtsal çalışmalarda, kum farelerinde bu geni saptayamadılar ve bu hal çok anlamsız karşılandı. Durumla beraber, Adam Hargreaves ve 17 değişik araştırmacı, kum faresi genomunu sıraladılar. Bu genom çalışmasında, evvelceki çalışmalardan çok daha muazzam bir şey ile karşılaştılar. Sadece Pdx1 değil, diğer genlerin de eksik bulunduğunu gördüler.

Aynı zamanda, RNA transkriptlerini (hücrelerin, protein sentezlemek amacıyla kullandıkları kalıtsal kod) de buldular ama hal, enteresanliğini korumaya devam etti, zira genler ortada yoktu. RNA transkriptlerini elde ettikten sonra ve bu transkriptleri ilgiyle inceledikten sonra büyük bir ipucu elde ettiler. Kalıtsal kod; A,T,G ve C bazlarını içerir. Fakat, bu transkriptlerdeki dizilerin acayip olmasına sebep olan bir şey vardı. Bu dizileri enteresan yapan şey, G ve C bazlarının diğerlerine oranla daha yoğun bulunmasıydı.

DNA baz

Çalışmada teşhis edilen bilim insanları, daha evvelce bu tür bir hal ile karşılaşmamışlardı. Fakat bu sonuç, hali açıklamalarına yardımcı olabilirdi. Sezyum klorür ultrasantrifügasyon tekniğini, DNA parçalarının yoğun tuzlu bir solüsyon içerisinde süratle döndürülmesi tekniğini, kullanarak yoğun olan parçaların artık G ve C bazlarının dibe çökmesini sağladılar. Bu parçaların ayrılması ile onları ayrı olarak sekanslamayı denediler ve işe yaradı. Buldukları şey ise bir mutasyon bölgesi oldu. DNA’nın bu yerlerinde yoğun mutasyonlar görüldü ve bazıları A ya da T bazlarını G ya da C şeklinde değiştiriyordu. Kum farelerindeki Pdx1 geninde, daha evvelce o gende görülen mutasyonlardan çok daha çokydı.

Mutasyonlar, çoklıkla bir genin işlevini değiştirebilirler.

Özellikle, teşhis edilmesi zor olan bu karanlık DNA mekanlarındaki değişiklikler, evrim çalışmalarına ışık tutabilir. Genlerde görülen etkileyici mutasyonlar, hususta çalışan bilim insanlarının fikirlerini ve düşüncelerini gözden geçirmeye itti. Bir gen, ne kadar değişiklığı daha tolere edebilir ve çalışmaya devam edebilirdi? Çok detaylı yerlerde ve birbirinden değişik oluşturulan çalışmalarda, karanlık DNA’nın gerçekte çok süregelen bulunduğu meydana çıktı. Kum farelerinden sonra, kuşlarda da, olması gereken ama varlığını teşhis edemedikleri fazlası gen e rastladılar.

Bundan sonra genom çalışmalarının çok daha verimli ve dikkatli yapılması gerekiyor, zira karanlık DNA ile alakalı net bir bilgi olmadığı gibi merakların da git gide katlanmasına sebep oluyor ve çözüme ulaştırmak amacıyla, bilim insanları, çok daha kapsamlı çalışmak gerekliliğini düşünüyor. Yeni teknolojiler ve kapsamlı teknikler ile bu karanlık DNA hususunu dayanıklı verilerle işleyebileceklerini düşünüyorlar. Aynı zamanda, değişik türlerle oluşturulan her genom çalışmasında, bilim insanları karanlık DNA ya karşı daha da tetikte olacaklar.

 

Evrimde de karşımıza çıkan ve evrimin ana terimlerinden birkaçı olan;

Varyasyon, mutasyon, adaptasyon ve natural seçilim, karanlık DNA çalışmalarında da ulaştığımız fazlası neticede bizlere eşlik ediyor. Eğer mutasyon mekanlarıni sahibi olan genlerde; mutasyon görülme şansı, genomun diğer bir yerinde görülme şansından daha çok ise, bu türlerde, natural seleksiyonun rol aldığı varyasyonlar daha çok görülür. Böylece, daha süratli evrimleşirler. Kısacası, karanlık DNA, evriminin yönünü etkileyebilir. Kum farelerinin çöllerde yaşadığından bahsetmiştik, bunu bir daha göze alacak olursak; kum fareleri, kurak ve zorlu bir iklime gerçekte adapte oldular ve bunu, gerçekleşen süratli ve yoğun mutasyon mekanları ile yaptılar.

Bu yüzden, normal, besleyici bir diyet aldıklarında diyabet ile karşılaşıp ölebiliyorlar. Yani, kum fareleri, çölde yaşamakla sınırlandırıldılar. Sonuç olarak, karanlık DNA gizemli bir mevzu olma halini sürdürüyor. Fakat yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi fazlası çalışma yapılıyor, fazlası sonuca ve yoruma ulaşılıyor. Bu çalışmalar, genomların moleküler düzeyde nasıl evrimleştikleri ile alakalı ve bu sürecin, dünyadaki yaşamın huşu uyandıran detaylıliğine nasıl yol açtığı ile alakalı, öğrenmemiz gereken çok çok şey bulunduğunu gösteriyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA