SON DAKİKA

Haberler

Flaş Haber Tartışma Yaratan Genelge Mahkemeye Taşındı Emniyetin Tepki Çeken Genelgesi

Bu biyografi 03 Mayıs 2021 - 9:35 'de eklendi ve 571 kez görüntülendi.
Flaş Haber Tartışma Yaratan Genelge Mahkemeye Taşındı Emniyetin Tepki Çeken Genelgesi

Son dakika gelişmesi… Ankara Barosu, polislerin görüntülerinin alınmasını yasaklayan Güvenlik Genel Müdürlüğü genelgesini yargıya taşıdı.

Ankara Barosu, Güvenlik Genel Müdürlüğü’nün toplumsal hadiselerda ses ve görüntü alınmasını engel olan genelgesine yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, Güvenlik’in “yetki aşımı yaptığı” ve genelgenin de “belirlilik içermediği, öngörülebilir olmadığı” kaydedilerek, vatandaşların “kanıt meydana getirmek amacıyla” görüntü almasının “hukuki olduğuna” ilgi çekildi.

Güvenlik Genel Müdürlüğü’nün (EGM) duyurduğu genelge ile toplumsal hadiselerda cep telefonuyla ses ve görüntü alabilmek yasaklandı. Yasak, “özel yaşamın saklılığı ve şahsi veri ihlali” ile lüzumçelendirildi.

Ankara Barosu, Güvenlik’in genelgesinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay 10. Daire’de dava açtı.

Ankara Barosu Başkanlığı vekili Mehtap Aykaç’ın hazırladığı dava dilekçesinde, demokratik hukuk devletinde “yetki ile donatılmış olan kolluk vazifiyetinin aynı vakitte şeffaf ve hesap verebilir olmasının son derece mühim olduğuna” ilgi çekilerek; “Bir kamu hizmeti yayınlayan ve bu anlamda kamu düzenini güvenliğini sağlamak ve sağlamak maksadıyla detaylı yetkilerle donatılmış olan ve üstelik bu yetkilerle esas hak ve özgürlüklere basitçe araya girmek etme imkânı olan kolluk personelinin de denetlenebilir olması lüzumir” denildi.

EGM’nin “yetki aşımı” yaptığına ilgi çekilerek, “İdari kolluğun bu tür bir ‘toplum mühendisliği’ vazifiyeti yoktur. Bu amaçla Güvenlik Müdürlüğü genelgesi, bir yetki aşımıdır. Kolluk yetkisinin kötüye kullanılmasıdır” denildi.

Aytaç, dilekçesinde; “Dava hususu prosedür, muhtevası itibariyle düzenleyici prosedür olmasına rağmen, form olarak düzenleyici prosedür lüzumlerini karşılamamaktadır. Uygulaması, sınırları, tanımler gibi kategori ve ölçütlerden yoksun, öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerinden uzaktır” değerlendirmesini yaptı.

Yurttaşların toplumsal hadiselera dair görüntü çekebileceği ve bunların kanıt olarak kullanılabileceğinin belirtildiği dilekçede, “Öncelikle her bir yurttaş, üstelik de kamusal bir alanda gerçekleşen bir olayı, suç şüphesiyle kanıtlendirmek lüzumsinimi hissedebilir. Bu, toplum durumunda yaşamanın ve dayanışmanın natural bir sonucudur. Genellikle kendine ya da yakınındakilere yönelmiş bir suç eyleminin kanıtlendirilmesi ise esasen hukuken korunma altındadır” denildi.

Dilekçede, genelgenin iptaline dair talebin lüzumçeleri şu şekilde sıralandı:

“Ses ve konuşmaların kaydedilmesinin suç olarak değerlendirilebilmesi amacıyla ilk önce özel yaşam ve özel yaşamın saklılığı kavramlarının açıklanması lüzummektedir. TCK m.134’ün lüzumçesinde ‘başka suretle diğerleri doğrultusundan görülmesi olası olmayan bir özel yaşam olayı’ denilmektedir. Buna göre, herkes doğrultusundan bilinebilecek haldeki hadiselerın ve hadiseler sırasında oluşturulan konuşmaların ses kaydının alınması, özel yaşamın ihlali suçunu oluşturmamaktadır.

Savunmanın kanıt toplama hakkına dönük bu türsi bir araya girmekyi bütüncül insan haklarının bir ihlali olarak görmekle kalmayıp, planlamalerin iyileştirilmesini önerirken, dava hususu planlama bundan geriye gidiş tarafında bir Anayasa 36. madde ihlaline delalet etmektedir.

Dava hususu idari prosedür, basın ve haberleşme hak ve Hürriyetini de gözetmemiş ve buna dair istisna tanım ya da planlama ihtiva etmemiştir. Bu durumuyla kamuya açık alandaki, kamuyu ilgilendirdiğini düşünen toplumsal hadiselerda lüzum yurttaşın haberleşme hakkı lüzumse basın emekçilerinin basın özgürlüğü tehlikeye girmektedir.”

Dilekçede, 1 Mayıs’ta Ankara’da, kolluk güçlerinin, muhabirlerin elindeki cep telefonlarını alarak görüntü almalarını engelledikleri ve dayanak olarak da genelgeyi gösterdikleri de hatırlatıldı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
DİĞER BİYOGRAFİLER
SON DAKİKA