SON DAKİKA

Haberler

Bu Kemiklerin Orada Ne İşi Var

Bu haber 30 Ağustos 2020 - 22:15 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.
Bu Kemiklerin Orada Ne İşi Var

Bu kemiklerin orada ne işi var? Roopkund, çevreye saçılmış yüzlerce kemiğin bulunmasından kaynaklı İskelet Gölü olarak da biliniyor.

Roopkund, yüzlerce insan kemiğinin gölde ve gölün çevresinde dağılmış durumda bulunması dışında; engebeli bir görünüm amacıyla pek de olağan dışı sayılmayan sert çakıl taşları ve yamaç molozları arasında yer alan mücevher gibi parıldayan bir su kütlesidir. 300 ile 800 civarındaki sayıda şahsa ait olan bu kemikler, bir orman korucusunun onları ilk kez 1942 yılında dünyaya duyurmasından bu yana büyük bir gizem oluşturdu.

Fakat, son günlerde gizem daha da derinleşti. 2019’da Nature Communications dergisinde ayrıntılarıyla verilen; kemiklerdeki eski DNA’nın yeni bir kalıtsal analizi gölde ölenlerden en az 14’ünün Güney Asya’dan olmadığını meydana koydu. Ölenlerin gen yapıları daha çok bugünkü Doğu Akdeniz insanlarının gen yapılarıyla uyuşuyor.

İSKELET GÖLÜ OLARAKDA BİLİNİYOR

Üstelik Akdeniz kalıtımına sahip insanlar 1800’lerde ölmüş gibi görünürken; bu kemikler göldeki diğer kemiklerin fazlasından çok daha yeni ve aşağı yukarıya olarak 800’lü senelere aitler. Öyleyse, Akdeniz’den bir küme insan Himalayaların çok uzak bir köşesinde 5.029 metre yükseklikte ne arıyordu? Ve bu insanlar nasıl öldüler?

Bu sorular, Douglas Preston doğrultusundan yazılan The New Yorker’daki yeni bir makalenin yanı sıra Preston ve Princeton Üniversitesi antropoloğu Agustin Fuentes’in önderlik ettiği ve New Mexico’daki İleri Araştırma Okulu doğrultusundan yapılan bir internet semineri tartışmasının da odak noktasındadır.

Roopkund öyküsü geçmişi araştırırken çok sayıda ispat dizisine duyulan gereksinimi meydana koyuyor. Yalnızca kemiklerin kendileri bile yeteri kadar esrarengiz. Kemikler belki de onlarca yüzlerce senede ayrıntılı dönemlerde ölmüş görünen bayan erkek fazlası genç yetişkine ait. Civardaki köylerde dilden dile aktarılan sözlü öyküler konuyu daha iyi aydınlatıyor. Göl, Hint Tanrıçası Parvati’nin bir tezahürü olan Nanda Navi’ye giden hac yolunun üstündedir.

Yerel efsaneye göre, bir vakitler uzak diyarlardaki krallardan biri Nanda Navi’yi kızdırdı. Bunun üstüne, Nanda Navi de onun krallığının üstüne kuraklık gönderdi. Tanrıçanın öfkesini yatıştırmak amacıyla kral maiyeti ile eş güdümlü bubugünküde Uttarkant Devleti olarak tanınan Roopkund’dan geride bıraktığımız bir hac yolculuğuna çıktı. Fakat aptal kral hac yolculuğunda dansçıları ve lüzumsuz diğer lüks eşyaları da yanına alarak Nanda Navi’nin hiddetini daha da şiddetlendirdi.

Ve kim var kim yoksa hepsini öldürdü. Bu öykü gerçekterden çok uzak değildir. Araştırmacılar, Roopkund kurbanlarından bazılarının kafataslarında künt cisim travmasının yol açabileceği çatlaklara benzer belirtiler saptadı. Ölenlerin fazlasınun nasıl ölmüş olduklarına dair şu anki en iyi ön görü nedir?

Bu insanlar, gölün yukarıya kesimindeki sırtta bazıları ölüme yol açabilecek kadar büyük dolu kütleleri sahibi olan korkunç bir fırtınaya yakalandılar. Kurbanların fazlası büyük ihtimalle fırtınaya maruz kalmaktan ve hipotermiden öldü. Ve cesetleri göle ve göl etrafına yuvarlandı; zira vücutları ya tepeden aşağı yuvarlandı ya da kalıntıları yamaçta sık görülen mini çığlarla yamaçtan aşağıya doğru indi.

Bununla eş güdümlü, 1800’lerde Himalayaların bu türsi uzak bir köşesinde Akdeniz kalıtımına sahip bir küme insanın; ne yaptığına dair ortak bir düşünce birliği yok.

“Fuentes, 3 Şubat’ta yapılan internetinarda bilgilerin eski DNA analizinin sınırlarına işaret ettiğini söyledi.” Analiz, göldeki iskeletlere ait DNA’yı bugünkü popülasyonlarının DNA’sıyla karşılaştırdı. Fakat insanlar aradan geride bıraktığımız 200 seneden çok sürede son derece çok hareket ettiler. Bu da gölde kemiklerin tam olarak nereden gelmiş olduklarını söylememizi güçleştiriyor.

“Fuentes, onların direk Doğu Akdeniz’den gelmemiş olabileceklerini söyledi. Kemikler Roopkund yakınlarına gelmiştir. Fakat onlar Doğu Akdeniz’de yaşayıp orada popülasyonlarını artıran şahıslarla ortak atalara sahipler.” Yine de esrarengiz kümetaki bireylerin gölde ölen diğer şahıslardan değişik olduklarını gösteren DNA dışı ispatlar var.

Ayrıca, 2019’da yapılan bir analiz bu grubun kalıtsal yapıları; Güney Asya kökenini gösteren şahıslardan daha az darı sahibi olan değişik bir beslenme biçimine sahip bulunduğuna meydana koydu. Teorilerden biri; Roopkund’daki esrarengiz ölülerin Büyük İskender ve ordularının soyundan gelen Orta Asya’daki istisnai populasyona ait bulunduğunu iddia ediyor. Harvard Üniversitesi kalıtsal uzmanı David Reich ve meslektaşları 2019 tarihli makalelerinde; Pakistan’daki etnik kümelardan biri olan Kalash’ın sayılarının bir bölümünü bu fatihlere borçlu olduklarını yazdı.

Halbuki esrarengiz ölüler Doğu Akdeniz kalıtsal işaretleyicilerini; Güney Asya kalıtsal işaretleyicileriyle birleştiren Kalash etnik grubundakilere benzer kalıtsal yapılara sahip değiller.

Sonunda Himalayalara seyahat etmiş ve orada ölmüştür.
Deniz ürünleri fazlasınluklu beslenmeden ziyade toprağa bağlı beslenme biçiminin belirttiği gibi; bu şahıslar iç bölgelerde yaşamış, sonucunda Himalayalara seyahat etmiş ve orada ölmüştür. Hac yolculuğuna çıkıp çıkmadıkları ya da Roopkund Gölüne diğer nedenlerle sürüklenmiş olup olmadıkları; gizemini halen korumakta.

“Preston, bu gizemin varlığını sürdürmesinin nedenlerinden birinin; gerçekten Roopkond üstünde ayrıntılı bir şekilde çalışılmamış bulunduğundan kaynaklandığını söyledi.”. Göl oran olarak tanınmış bir yürüyüş rotası (trekking) üstünde; yürüyüşçüler senelerce bu kemikleri yerlerinden oynattı, istifledi ve hem de onları çaldı.

Yüksek rakım ve fırtınalı hava koşulları nedeniyle; kalıntılar ve konumları ile alakalı hiçbir sistematik çalışma yapılmadı. Yine de bir gün bu değişebilir. Preston, Veena Mushrif – Tripathy ile röportaj yaptı.

Mushrif – Tripathy, Preston’s verilen demeçte, gölde el değmeden kalan cesetlerin olmasının muhtemel bulunduğunu söyledi.  Araştırmacılar, bu tür bir keşif gezisi başlatabilirlerse; gölde yaşamını kaybetmiş şahıslardan bazılarının yaşamlarına dair bir şeylere ışık tutabilirler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA