SON DAKİKA

Haberler

Akıllı Telefonla Hastalıkları Önceden Anlamak

Bu haber 30 Mayıs 2021 - 9:50 'de eklendi ve 41 kez görüntülendi.
Akıllı Telefonla Hastalıkları Önceden Anlamak

Münih’teki LudwigMaximilians-Universitaet (LMU) adlı merkezde çalışmalarını devam ettiren ekip tek bir molekülün emdiği ışığın düşük maliyetli bir optik düzenekle belirleme edilebileceğini gösterdi. Yaptıkları ilk misal ise tıbbi teşhisleri kolaylaştırır.

Şu anda sarfedilen biyobelirteçler arasında genler, proteinler, hormonlar, lipitler ve başka molekül sınıfları bulunmaktadır. Biyobelirteçler kanda, beyin omurilik sıvısında, idrarda ve detaylı doku türlerinde bulunur. Fakat çoğunun ortak bir yanı vardır: Son derece düşük derişimlerde oluşurlar. Ve bu sebeple de belirlemeleri ve miktarlarının belirlenmesi teknik yönden zordur.

Tespit etmek amacıyla sarfedilen işlemler, antikorlar ya da kısa nükleik asit dizileri gibi moleküler belirteçler kullanır. Bir belirteç amacıni tanıdığında ve ona bağlandığında, kimyasal ya da fiziksel tepkiler flüoresans sinyallerine namacıyla olur.

Bu tür yöntemler, alakalı biyobelirteci hastaların kanlarında yüksek bir derişimde bulunursa tanıyacak şekilde titizlikte çalışır. Hem de bu tür flüoresan bazlı testlerin pratikte kullanılabilmesinden önce, biyobelirteçlerin kendileri ya da sinyalleri güçlendirilmelidir. Buradaki gaye ise, numuneleri analiz amacıyla uzak bir laboratuvara göndermek mecburiyetinde kalmadan tıbbi taramanın direk hastalar üstünde yapılabilmesini sağlamaktır.

Moleküler Antenler Flüoresans Sinyallerini Güçlendirir

Philip Tinnefeld, düşük derişimlerde belirleme edilen biyobelirteçlerin seviyelerini belirleme etmek amacıyla bir strateji geliştirdi. DNA sondalarını ufak altın ya da gümüş parçacıklarına bağlamayı başardı. Parçacık çiftleri (dimerler), flüoresans sinyallerini yükselten nano antenler olarak fonksiyon görür. İşin püf noktası ise şu şekildedir. Nanopartiküller ile gelen ışık dalgaları arasındaki etkileşimler mahalli elektRomanyetik alanları yoğunlaştırır. Bu şekilde antibiyotik dirençli genler ve hem de virüsler sahibi olan bakteriler özel olarak belirleme edilir.

“Fakat bu nano yapıların üretimi zorluklar getiriyor.” Philip Tinnefeld’in inceleme grubu şimdi nano antenlerinin bileşenlerini daha titiz bir şekilde oluşturulandırmayı ve sinyal güçlendirme sahasında yakalama parçacıkları vazifiyeti gören DNA moleküllerini konumlandırmayı başardı. Bu modifikasyonlar eş güdümlü, flüoresans sinyalinin daha etkili bir şekilde güçlendirilmesini sağlar. Dahası, zeptolitre civarında olan ufak bir hacimde, daha da çok molekül yakalanır.

Yüksek dereceli konumlandırma kontrolü, her cinsten nano ölçekli nesnenin son derece büyük sasenearda bir araya getirilmesine kılavuzluk etmek amacıyla DNA’nın yapısal özelliklerinden yararlanan DNA nanoteknolojisi ile olası duruma getirilmiştir. Trofymchuk, “Bir misalte, esas olarak birkaç solüsyonu eş güdümlü pipetlemekten meydana gelen bir işlem kullanarak bu nano antenlerden milyarlarcasını aynı anda üretebiliriz.”.

Testi izlemek amacıyla her gün kullandığınız USB güç kaynağıyla çalışan taşınır. Akıllı telefon tabanlı bir mikroskop kullanılarak kan serumunda DNA parçalarını dahi belirleme edebiliriz.” diyor Viktorija Glembockyte. Yeni akıllı telefonların kameraları bu dönemde aslında de üst düzeydedir. LMU’dan incelemecılar, ilk misallerini meydana getirmek amacıyla bu esas tanımı kullandılar.

Bakterilerdeki antibiyotik direnç genlerine özgü DNA parçalarının bu kurulumla belirleme edilebileceğini göstermekle devam ettiler. Fakat tahlil, virüsler gibi daha enteresan bir amacı belirleme etmek amacıyla basitçe değişir. Tinnefeld bu hususta son derece iyimser. Ve şu şekilde ekliyor: “Geçtiğimiz sene her vakit yeni ve yenilikçi tanı yöntemlerine gereksinim bulunduğunu gösterdi. Belki de teknolojimiz bir gün evde oluşturulan ucuz ve güvenilir bir testinin gelişmesine katkıda bulunur.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA